It is November 2006
18. Nov 2006 15:40, hyaraneri
Dünya dışı evrenden oralarda yaşam olup olmadığı ile ilgili mesajlar bekliyoruz.Bazılarımız onların uçan dairelerle dünyamızı ziyaret ettiğini,bazılarımızı kaçırdıklarını ve inceledikten sonra bıraktıklarını iddia ediyor.Bunların doğru olup olmadığı hararetle tartışılırken bazılarımız dünyada oluşan uygarlığın bile dünya dışındaki yaratıkların yardımı olmadan mümkün olmadığını ileri sürebiliyorlar.
İnsanoğlunun günümüze gelene kadar yaptıklarını neredeyse kendisi de inanamıyor.Daha 10 000 yıl önce doğanın ortasında vahşi hayvanların tehdidinden kaçınmak için inlere sığınan ne bulduysa doğadan toplayan insanoğlu bu gün tüm mahlukatı ve doğayı kontrol altına almış dünya dışı gezegenlere yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.Bu en az 6 milyar yıllık zaman içinde hiçbir canlının gösteremediği bir aşama..Sen bir sürü mahlukattan daha güçsüz ol,daha yavaş haraket et ve daha az savunmasız ol ve sonuç bu olsun.
Gerçekten de düşününce bu hiç de insanın kendi başına ve başkalarının yardımı olmadan gösterebileceği bir başarı gibi görünmüyor. Mısır piramitlerinden tutun da çin duvarına kadar devasa yapıları bu çelimsiz iki elli ve iki bacaklı yaratık mı yapacak? Veya şu uygarlıklara bakalım:Mısır ,Mezapotamya, Yunan,Roma uygarlıkları hele hele uçaklar,gemiler, trenler iletişim araçları ,uzay kapsülleri,aşırı iletkenler ,atom bombası ve ilaçlar..bunları binlerce yıldır birbirini yiyen,köle olarak kullanan ,ezen ve öldüren insancıklar mı yapacak?
Aramızda dünya dışı güçlerin dünyamızdaki olayları kontrol ettiğini burada olup bitenlerin insanların yapabileceğinden daha karmaşık ve zor olduğunu düşünenlerin sayısı çok fazla. İnsanlık tarihinin dünyad ışı ve doğaüstü güçlerce yönlendirildiği kanısı çok yaygın.Kaderlerimizin yıldızlarca veya doğaüstü güçlerce önceden belirlendiğine olan inanç çoğumuzu sarp sarmalamış durumda.
Peki böylesi yaygın bir düşünce ne kadar doğru olabilir? Bu düşünceye nerden ulaşıyoruz ve buna kolayca inanmamızın arkasında bir zaafımız yatmasın? Gerçekten böyle bir düşünceye ulaşmak için insanlığın ilk çağlarından bu güne kadar gelen macerası hakkında yeteri kadar bilgi edindik mi? İnsanlar toprağı ekip biçmeden önce ne yapıyordu? Tarıma neden geçtiler ? Bu onların yaşayış ve düşünce ve inançlarında ne gibi değişiklikler oluşturdu? Ondan önce düşünceleri nasıldı? "Neden öyleydi?" dedik mi?
Bu bizden önce yaşıyan insanlığın çektiği ızdırapları verdiği mücadeleleri elleri ve tırnaklarıyla kazandıklarını,destanları,mitolojileri,ayinleri kurbanları görmezden gelip onların birikimlerini gözardı etme insanlık tarihini küçümseme eğiliminde miyiz yoksa? Böyle yapıyorsak bu insanlığa güvensizlik hatta kendimize bir güvensizlik değil mi? Yoksa bu çalışma ile ilgili bir konu mu? Çalışma, doğayı değiştirmek için zorluklara katlanmak ise yoksa zorluklardan ve çalışmadan kaçma için mi böylesi dünya dışı etmenlere inanmaya eğilimli çoğumuz.
Bundan onbinlerce yıl önce insanlar doğaya uyma yerine doğayı önce kontrol altına almayı sonra da değiştirmeyi öğrendiler.Bundan sonrası yavaş yavaş gelişti..Önce ateş ve aletle başladı doğayı değiştirme..Bunları yaparken de insanın kendi de değişti.Sonrası daha hızlandı ve günümüzde aşırı bir hıza ulaştı.Hayvanlar çalışmayı öğrenince insan oldu sanki.İnsanlar çalışmayı bırakırlarsa tarih öncesi yaptıkları toplayıcılık dönemine geri dönüp pekala yeniden hayvan olabilirler. Sizce şehirlerde yağmacı ve toplayıcıların (siz kapkaç ve çete diye anlayın) hangisi insanlığı temsil ediyor?